Ana sayfa Makaleler Android Mi IOS Mu?

Android Mi IOS Mu?

471
0
PAYLAŞ

 

Yıllardır bitmeyen bir tartışmadır almış başını gidiyor: Android mi yoksa IOS mu? tartışması. "IOS stabil bi kere olm" — "Android'de her şey var ağbii" diye başlıyor ve ucu bucağı görünmeyen bir kavgaya varıyor. İnsanlar sayfalarca post atıyor ve bir amaca ulaşamadan vakit kaybıyla olaya veda ediyolar.

Karşılaştırmaya başlayalım;

Android şu anda Google'ın elinde bulunan açık kaynak kodlu işletim sistemidir. Zamanında çok da iyi işler çıkarmasa da, (stabilite sorunları) 5.0 ve sonrasında yükselişe geçti ve kendini kanıtladı. Şu anda akıllı cep telefonlarında Windows işletim sistemi halini almış bulunmakta. Yani bilgisayar platformunda en işlek sistem Windows ise akıllı cep telefonlarında da bu ünvanı Android taşıyor.

Aslında Android'in temeli Linux kaynak kodlarını barındırıyor fakat yine de Windows rahatlığı vermesinden dolayı ben bu şekilde adlandırıyorum.

Ayrıca bünyesine uygulama geliştirmek çok daha kolay olduğundan ve düşük maliyetli telefonlarda dahi bulunmasından dolayı Android şu anda dünya üzerinde en çok kullanılan işletim sistemi. Aklınıza gelebilecek hemen her yazılımı bünyesinde barındırıyor. Özellikle Torrent istemcisi bile barındırması arada sırada film indirip izlememi sağlıyor açıkçası benim.

IOS ise Apple markası tarafından üretilmiş ve hala tüm hakları onlara ait olan, sadece kendi üretimi olan cihazlarda kullanılan işletim sistemidir. Kapalı bir yapıda olması geliştiricilerin yazılım işlerini daha da zorlaştırmakta. Bu yüzden IOS telefonu dahi olan yazılımcılar eğer bir yazılım çıkaracaksa bile başvuracağı yer Google Playstore oluyor, Appstore değil. Bu yazılımın sadece kendi cihazlarında bulunuyor olmasından bahsetmiştik, evet sırf bu yüzden Iphone telefonlar elit damgası yiyiyor ve fiyatları bariz şekilde şişiriliyor. Dünya genelinde kullanıcı sayısı Android kullanıcılara göre bariz oranda az olsada birçok insan hergün bu algı yönetimine dahil olup satın almaya devam ediyor. Hatta Çin'de bu IOS'lu cihazları alabilmek için böbreğini dalağını satan vatandaş örnekleride mevcuttur. 🙂

Bir diğer yanına geçersek markette olmayan yada kaldırılan uygulamaları dahi internet üzerinden bulup yükleyebiliyor olmamız. Bu da bize sorunumuza kolay yoldan çözüm sağlıyor.

IOS'ta böyle bir durum mevcut değil. Tamamen kilitli bir sistem olduğu için Jailbreak yani bir nevi sistem Crack'leme yapmadan bu tarz işlemler yapamıyoruz. 

Tasarım olarak da birçok arayüzü ve temayı Playstore'den bulmamız mümkün. Hatta işi büyütüp parayla satanlar dahi var orası ayrı mesele tabii. 

IOS'ta ise Jailbreak yapmadan yine kişiselleştirmemiz sınırlı kalıyor.

Dosya sistemindeyse yine bariz Android önde. Bilgisayardaki rar dosyasından tutun da, mp3 şarkılar, mp4 filmler… Aklınıza gelecek birçok şeyi atabiliyorsunuz.

IOS ise bunu size yaptırabilmek için kırk takla attırıyor. Medya dosyaları için Itunes Desktop yazılımı kullanmanız gerekmekte. Diğer türlü dosyalar zaten aktarılamıyor. Yani rar dosyası atayım, rar dosyası indirip bilgisayara göndereyim gibi günümüz akıllı telefonlarının bilgisayar gibi kullanılmasını sağlayacak her fonksiyonu engelli.

Stabilite olaraksa 4 ve sonrasında gelişme kat eden, 5'te oturmaya başlayan ve daha sonraki sürümlerdeyse artık "abi olmuş bu" dedirten bir stabiliteye kavuşuyor Android'imiz.

Yıllardan beridir IOS tercih edenlere "neden Android" değil dediğimizde "IOS çok stabil ağğbi yeaağğ" — "Android ne yeavv donuyo gardaşım donuyoo" diye cevaplar alıyorduk. Artık bu sorunda kalmamış oldu. 

 


 

Android'li cihazlar gerçekten bilgisayar sistemlerini yansıtıyor bana. Hatta özellikle tanımlarsam Notebook olarak tanımlayabilirim.

Gün geçtikçe donanımlarının artması bariz gelişmekte olduğunun göstergesi. Şu anda 6 GB RAM, 128-256 GB hafıza, 4-8 çekirdek gibi üst seviye donanımları bünyesinde barındırıyor. Şu anda birçok telefon eski donanım barındıran Notebook'lardan daha performanslı çalışıyor.

IOS cephesine baktığımızdaysa, zaten alan kitlenin IOS için almasından dolayı donanım değişikliğine pek gerek duymuyorlar.

Apple daha yeni yeni ''neyse bari az bir şey attıralım diyip" 2-3 GB belleklere geçmek zorunda kaldılar. Çünkü rakipleri 6-8 derken bunlar hala 1 GB tutup, bir de üstüne kullanıcılarının bu düşünceyi savunması Apple'nin AR-GE ve gelişimindeki engelde büyük rol oynadı. Kullanıcılar genellikle "telefon zaten stabil yeağğ 1 GB olsa nolur 2 olsa nolur" modundaydı. Halbuki işin aslı astarı öyle değildi. IOS'un stabil gözükmesindeki temel sebep, tamamen kilitli ve sınırlandırılmış olmasıydı. 1 GB RAM'in hala yetmesinin en büyük sebebide aynı anda sadece 1 uygulama çalıştırabiliyor oluşunuzdu.

Android'de ise hem yüksek boyutlu bir oyun çalıştırıp, hem Messenger'dan mesajlaşıp, hem Facebook'ta gezinip hem de Chrome'de sörf yapabiliyorsunuz.

Mağaza uygulamasına dönersek, IOS sadece Appstore'a sahipken, Android işletim sistemi Google Playstore, Getjar ve Amazon gibi bir çok uygulama mağazasını kullanabiliyor ve bunun için önünde hiçbir engel de yok. Tekel mahkumiyeti yok yani anlayacağınız. Size her anlamda özgürlük sağlıyor Android.

Kişiselleştirmeden bahsetmiştik, Android'de hertürlü Widget bulunabiliyorken IOS'ta yine bu durum sadece "Notification Center" ile kalıyor.

Batarya ve şarj konusuna geldiğimizde, Android cephesi büyük gelişmeler kat etmiş durumda. 5000 mAh bataryalı telefonlar dahi bulunmaktayken (Bkz: Lenovo Vibe P1 Pro) ve bu telefonlarda başka telefonları şarj edebilmek için aparat dahi veriliyorken, iPhone 6 bile 1800 mAh batarya ile çıkmıştı. Herkesin dalga geçtiği General Mobile Discovery ile aynı seviyede yani.

Apple her zaman düşük maliyet yüksek fiyat politikası tuttuğu için pek de gündelik kullanıcının dostu olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu da bizi Android'e iten ayrıca bir sebep.

TeknoForza olarak bu iki işletim sisteminden hangisini tercih ederdik? Sorusuna Android cevabını veriyoruz.

Özgürlük ve kısıtlamaların olmaması, uygulama yelpazesinin genişliği ve düşük fiyata yüksek donanımlı cihazlarda bulunmasından dolayı TeknoForza ekibi Android bir telefon kullanmanızı tavsiye ediyor.

Evet arkadaşlar, bugünlük makalemizin sonuna geldik. Başka bir makalede daha görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.