Ana sayfa Makaleler Geçmiş Tarih Geçmiş Tarih: Cevahir Bedesteni (Kapalıçarşı) Gizemleri

Geçmiş Tarih: Cevahir Bedesteni (Kapalıçarşı) Gizemleri

0
PAYLAŞ

Geçmiş Tarih: Cevahir Bedesteni (Kapalıçarşı) Gizemleri

Geçmiş Tarih: Cevahir Bedesteni (Kapalıçarşı) Gizemleri

İstanbul’un geçmişten, günümüze kalan nadir yapılarından birisi, hatta İstanbul’un kalbi olduğunu söyleyebiliriz.

Uzun bir süredir Geçmiş Tarih konusu gelmiyordu, aslında ilgimi çeken konular bulamıyordum.

Bu hafta Geçmiş Tarih makalesinde kapalıçarşı’nın gizemlerini konu alıyoruz.

İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınmasıyla birlikte, yeni baştan tanımlanan İmparatorluk, birçok yeni kurumu da ortaya çıkartmak zorundaydı. Çünkü artık dönemin en önemli şehirlerinden birisi, yeni bir kimliğin yaratılmasında kaynak rolü oynayacaktı.

Geçmiş Tarih: Cevahir Bedesteni (Kapalıçarşı) Gizemleri

Fatih Sultan Mehmet, Kapalıçarşı’nın inşaatına başladığı yıl olan 1461 Kapalıçarşı’nın kuruluş yılı olarak kabul görmüştür. Asıl büyük çarşı ise Kanuni Sultan Süleyman tarafından ahşap olarak inşa ettirilmiştir.

Dev ölçülü bir labirent gibi, 30.700 metrekarede 66 kadar sokağı, 4.000 kadar dükkânı ile Kapalıçarşı, İstanbul’un görülmesi gereken, benzersiz bir merkezidir. Adeta bir şehri andıran, bütünü ile örtülü bu site zaman içerisinde gelişip büyümüştür. İçinde son zamanlara kadar 5 cami, 1 mektep, 7 çeşme, 10 kuyu, 1 sebil, 1 şadırvan, 24 kapı, 17 han bulunmaktaydı.

15. yüzyıldan kalan kalın duvarlı, bir seri kubbe ile örtülü eski iki yapının etrafı sonraki yüzyıllarda, gelişen sokakların üzerleri örtülerek, ekler yapılarak bir alışveriş merkezi haline gelmiştir. Geçmişte burası her sokağında belirli mesleklerin yer aldığı ve bunların da, el işi imalatının (manifaktür) sıkı denetim altında bulundurulduğu, ticari ahlak ve törelere çok saygı gösterilen bir çarşı idi. Her türlü değerli kumaş, mücevherat, silah, antika eşya, konusunda nesillerce uzmanlaşmış aileler tarafından, tam bir güven içinde satışa sunulurdu. Geçen yüzyılın sonlarında deprem ve birkaç büyük yangın geçiren Kapalıçarşı eskisi gibi onarılmışsa da, geçmişteki özellikleri değişikliğe uğramıştır.

Bütün dükkânların genişliği aynı olacak şekilde inşa edilmiştir. Her sokakta ayrı ürünün ustaları loncalar halinde bulunurdu (yorgancılar, terlikçiler vs.) Satıcılar arasında rekâbet kesinlikle yasaktı. Hatta bir usta, tezgâhını dükkânın önüne çıkarıp kalabalığa göstererek ürün işleyemezdi. Ürünlere devletin belirlediğinden yüksek fiyat konulamazdı.

Geçmiş Tarih: Cevahir Bedesteni (Kapalıçarşı) Gizemleri

Kapalıçarşı, açıldığı yere ve onları üreten uygarlıklarına göre 22 tane kapıya sahip… Bugün ise sadece 6 tanesi kullanılabiliyor… 

Bu kapıların her birinin yapısı her birinin üzerindeki armalar farklı… Bedestenlerinden sokaklarına, altından Kınalıada’ya kadar uzanan tünellerin efsanesi ise ihtişamının yanında tüyler ürpertici.

Efsaneler İstanbul’un altının birbirine bağlı tünellerle kaplı olduğunu söylüyor. Dehlizlerin labirent gibi olduğu muhakkak. Bu yeraltı labirentlerinin nerede başlayıp nerede bittiği ve yapılış amaçları özellikle hâlâ cevap bekliyor.

Daha önceki Geçmiş Tarih Makalelerinden olan ‘‘İstanbul’da bulunan gizli tüneller” makalesine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Bu dehlize Yerebatan Sarayı’nın gizli bir bölmesinden başlayan dehlize Kapalıçarşı’dan da giriliyor. O nokta ise hâlâ gizli, kimse bilmiyor. Ucu ise Kınalıada’ya çıkıyor. Ancak o noktada gümüş kaplama atölyelerinin bulunduğu, çalışanlara da işe başladıkları gün söz konusu dehlizlerden bahsetmemeleri için Kuran-ı Kerim’e el bastırıldığı söyleniyor. Rivayete göre meraklı 4 çocuk işçi dehlize inerek tüneli geçmeyi denemiş… Çocuklardan sadece biri geri dönmeyi başarmış. Dönen çocuk da aklını oynatmış. Bu çocuk bir daha hiç ‘yeryüzüne’ çıkmamış. Gün boyu dehlizlerde dolaşıyor, gece de nerede uykusu gelirse orada uykuya daldıkları söylenir.

John Stephonus’un kitabına göre bu dehlizler; büyücülerin ve kahinlerin gelecek için yorum yapmak üzere kullandıkları yerler! Dehlizler Osmanlı’da da gizli misyonlar üstleniyor.

Geçmiş Tarih: Cevahir Bedesteni (Kapalıçarşı) Gizemleri

Diğer bir iddia ise, ezoterik tarikat üyelerinin zaman zaman buraya geldiklerinin iddia edilmesi. Çünkü tarikat üyelerinin inancına göre, “Cevahir Bedesteni”ndeki bir nokta farklı bir zaman boyutuna açılıyormuş. İddiaların inanılırlığı bu tip olaylara bakış açınıza göre değişiyor pek tabii.

Bedesten ve Çarşı4. Mehmet zamanındaki 20 Kasım 1651 Tarihli yangından başlayarak 

17. yüzyılın ortalarında Kapalıçarşı’da 4 bin 399 dükkan, 2 bin 195 oda, 497 tane dolap denilen küçük dükkan, iki lokanta, on iki hazine dairesi, bir cami, on mescit, bir hamam, 19 çeşme, sekiz tulumbalı kuyu, 24 han, bir mektep ve bir türbe vardı.
Bugün dükkan ve han sayısının o zamandan daha az oluşunun sebebi daha önce Çarşı içinde bulunan Sarnıçlı Han, Paçavracı Han, Alipaşa Cami Han, Yolgeçen Han, Tığcılar Sokak, Örücüler Sokak ve Çadırcılar Caddesi gibi bazı han ve sokakların 1894 depreminden sonra başlayan ve 1898 yılında biten tadilat esnasında Çarşı’nın dışında bırakıldı.

26 Kasım 1954 Tarihindeki yangına kadar 20’yi aşkın deprem ve yangın felaketine maruz kaldı.

Günümüzde yine pek çok, sel ve deprem gören kapalıçarşı bugün, hala ayakta ve sapasağlam. Kısa bir süre öncesinde yapılan restorasyon ile birlikte, sel ve deprem gibi doğal afetlere karşı güçlendirildi.

 

Kim bilir, belki bir süre sonrasında Kapalıçarşı’nın gizemleri gün yüzüne çıkar, ancak uzun bir süre daha bu gizemlerin sır olarak kalacak gibi görünüyor.  Yeni bir Geçmiş Tarih konusunda görüşmek üzere.